Bizans İmparatorluğu Nedir? Kısaca Kuruluşu

Bizans İmparatorluğu Nedir?

Bizans İmparatorluğu Nedir? Kısaca Kuruluş Tarihi

Bizans İmparatorluğu‘nun kuruluş yılı ile ilgili, tarihçilerin farklı fikirleri vardır. Öncelikle şunu belirteyim ki, “Bizans İmparatorluğu” aslında tarihçiler tarafından sonradan takılmış bir isimdir. Orijinal adı Doğu Roma İmparatorluğu‘dur ve Roma İmparatorluğu ikiye bölünüp, Batı Roma yıkıldıktan sonra Roma’dan kalan tek parçadır. Şimdi bu konuyu biraz açalım.

Roma İmparatorluğu Nedir?

Roma İmparatorluğu, günümüzde İtalya’da bulunan Roma kentinden ibaret bir şehir devletiydi. Osmanlı’nın bir beylikten büyüyüp, koca bir imparatorluğa evrilmesi misali, Roma da sınırlarını her yöne doğru genişletti. Yalnız Roma, başlangıçta tek bir lider tarafından yönetilmiyordu. Roma Senatosu‘ndaki senatörlerin aldığı ortak kararlar ile hareket ediliyordu.

Roma Senatosu Bir Tabloda Böyle Betimlenmiş

Roma Senatosu

Uzun yıllar süren bu seçilmişler meclisi yönetimi, Julius Caesar (Jül Sezar) döneminden itibaren sarsılmaya başladı. Zaten Jül Sezar‘ın senato üyeleri tarafından bizzat öldürülmesi de, onun gücü tek elde toplamaya çalışmasına bir tepkidir. Ne var ki, senatörlerin Sezar gibi parlak bir şahsiyeti öldürmeyi göze alması bile, imparatorluğun gelişini engelleyemedi. Sezar’ın evlatlık oğlu Octavianus, kendini Augustus adıyla imparator ilan etti.

Augustus ve onu takip eden bir dizi imparator döneminde tüm Akdeniz kıyılarını ele geçiren Roma, 235 yılında siyasal bir krize girdi. Yaklaşık 50 yıl süren bir kaos döneminde imparatorlar birbiri ardına devrildi ve yerine yenisi geçti. Bu çöküşü normale çeviren kişi ise Diocletianus isimli imparator oldu.

Roma İmparatoru Augustus

İmparator Augustus ve General Agrippa

Başkentin İstanbul’a Taşınması

Diocletianus, yaptığı askeri, siyasi ve ekonomik reformlar ile Roma‘yı kendine getirdi. Getirdiği Tetrarşi (Dörtlü Yönetim) sistemi bir süre sonra felç olsa da, tetiklediği olaylar zinciri iyi şeylere vesile oldu. Bu iyi şeylerden kast ettiğimiz şey, elbette Büyük Konstantin‘in tahta çıkması oldu.

Büyük Konstantin, uzun yıllar sonra Roma’ya imparator olan en vizyoner adamdı. Başkent Roma’nın önemini yitirdiğini gördüğünden, imparatorluğun merkezini daha verimli olan Doğu eyaletlerine taşımak istiyordu.

Roma’dan doğuya gidildiği zaman, o dönemin en önemli Roma üsleri olan Sirmium (Sırbistan), Nicomedia (Kocaeli), Antioch (Antakya) kentleri başlıca merkezlerdi. Ancak Konstantin herkesi şaşırtacak bir şey yaptı ve o zamanlar Byzantium adıyla bilinen İstanbul‘u seçti.

Binlerce mimar, mühendis ve sanatçı; 6 yıl içinde küçük bir kasaba olan Byzantium‘u; bir Roma başkenti haline getirdiler. (324 ile 330 arası) İstanbul, Roma idari yapıları ile donatıldı ve kocaman bir Hipodrom inşa edildi. Daha yeni Hristiyanlığa geçilen bir dönem olduğundan kiliseler de yapıldı. Kente Nova Roma (Yeni Roma) adı verildi. Hakikaten de aynı Roma’ya benzetilmişti.

Zaman içerisinde kurucusundan dolayı Yeni Roma’ya, Konstantinopolis adı verildi. Eğer Konstantin olmasaydı, İstanbul balıkçı kasabasından hallice bir yer olarak kalacak ve dünya çapında bir çekim merkezi haline gelmeyecekti. Böylece Hz. Muhammed (S.A.V.), Konstantinopolis’in alınmasını vasiyet etmeyecek ve belki Sultan Mehmed de “Fatih” unvanını almayacaktı. Orta Çağ’ın en görkemli şehri olan İstanbul, asırlar boyunca tüm dünyanın ele geçirmek istediği bir şehir olduysa, bunu İmparator Konstantin’e borçluyuz.

Konu başlığında belirttiğimiz üzere, Bizans‘ın kuruluşu farklı tarihlere dayandırılır. Çoğu tarihçiye göre, “Bizans” Konstantin’in Roma’dan İstanbul’a taşınması ile sembolik olarak başlamıştır. Ancak teknik olarak böyle olmadığını da belirtmekte fayda var. Çünkü Konstantin, Latin asıllı bir Roma imparatoruydu. Doğu Roma‘nın Bizans adını almasını sağlayacak kadar Roma kültüründen farklılaşması ise uzun yıllar içinde gerçekleşen bir olgu.

Yeni Roma veya Konstantinopolis Şehri

Konstantinopolis

Roma İmparatorluğu İkiye Bölünüyor (395)

Konstantin‘den sonra “Büyük” unvanına layık görülen ikinci bir imparator ise Theodosios‘tur. Theodosios, Konstantin’den yaklaşık 50 yıl sonra, imparatorluğun kötüye gittiği bir dönemde tahta çıktı. Gotlar, Germen kabileleri ve Persler tarafından kuşatılmış olan imparatorluk, beceriksiz hükümdarlar yüzünden çökmek üzereydi. Ünlü bir generalin oğlu olan Theodosios‘u bir kurtarıcı gibi apar topar tahta çıkardılar. O da kendinden bekleneni fazlasıyla yerine getirdi.

Ancak Theodosios öldüğünde, vasiyetine göre imparatorluk ikiye bölünecekti. Batı Roma, küçük oğlu Honorius‘a kalırken; Doğu Roma ise büyük oğlu Arcadius‘a kalıyordu. Başlarına da barbar asıllı iki yetenekli generali koymuştu. Bunlardan Batı Roma’daki Stilicho, müthiş bir performans göstermiş ve Batı Roma‘nın çöküşünü biraz da olsa ötelemiştir.

Bizans İmparatorluğu’nun Kuruluşu

roma imparatorluğu haritası
Roma İmparatorluğu’nda Batı ve Doğu Sınırları

Batı Roma Çöküyor (476)

Batı Roma İmparatorluğu, Stilicho‘nun haksız bir şekilde idam edilmesiyle çöküşe geçti. Artan barbar saldırılarını durduramayan Batı Roma imparatorları, sonunda başkenti Got ordularına kaptırdılar. Şehir yağmalandı ve ele geçirildi. İmparator bir süre daha varlığını Kuzey İtalya‘da kalan Ravenna kentinde sürdürdüyse de, bir süre sonra tarihe karıştı.

İşte bu noktada Bizans İmparatorluğu Nedir? sorusunu da otomatikman cevaplamış oluyoruz. Batı Roma’nın yıkılmasıyla, haritada koyu renkli olarak gördüğümüz Doğu Roma kaldı. Doğu Roma İmparatorluğu, özellikle de İmparator Justinianus döneminde gücünün doruğuna ulaştı. Öyle ki, kadim başkent Roma’yı ve eski Batı Roma topraklarının büyük bölümünü yeniden ele geçirdiler.

Amma velakin bu mutlu günler çok uzun sürmedi. Çünkü sınırlar gereğinden fazla genişlemiş ve korunamaz hale gelmişti. Ezelden beri Roma’nın başına bela olan Germenler ve Gotlar, parça parça Batı’yı geri aldılar. Justinianus’un ölümünden sonra Doğu Roma büyük bir çalkantının içine girdi.

Elbette inişleri ve çıkışları ile Roma’nın ikiye bölündüğü 395 yılından, Fatih Sultan Mehmet’in -kalan son kale olan- İstanbul’u fethettiği 1453 yılına kadar ayakta kalmayı başarmış olması, müthiş bir başarıdır. Bizans’ın tarihini yazmış olan ünlü tarihçi John Julius Norwich, Bizans tarihini ancak üç cilde sığdırabilmiştir. Bu tarihi okumak ve öğrenmek, üzerinde yaşadığımız toprakların geçmişini bilmek açısından çok önemlidir.

Justinianus’un 38 yıllık yönetimindeki fetihleri

justinian dönemi bizans haritası
Bizans’ın en geniş sınırları M.S. 565

Kısaca Bizans Nedir?

Bizans nedir? Sorusunun en basit cevabı olarak şunu söyleyebiliriz: Bizans aslında İstanbul’da Milattan Önce 7. Yüzyıl‘da kurulan Byzantion kentine adını veren Byzas isimli efsanevi karakterin adıdır. Romalılar Byzantion ismini Latince olarak Byzantium olarak kullanmışlardır. Üstte bahsettiğimiz üzere uzun yıllar sonra bu kent, Yeni Roma adıyla, Roma İmparatorluğu‘nun 2. başkenti oldu.

Roma ikiye ayrılıp, Batı’da kalan parçası çökünce; Doğu Roma bin yıl daha ayakta kalmayı başardı. Ancak ayakta kalan Doğu Roma, artık geçmişteki Antik (ve pagan inancına sahip) Roma’dan çok farklıydı. Orta Çağ‘da Roma geleneğini sürdüren, ancak Hristiyan olan ve ana dil olarak da Latince yerine Yunanca dilini benimseyen Doğu Roma; modern zaman tarihçileri tarafından Bizans olarak adlandırıldı.

Verilen bu isim, tamamen Antik Roma ile onun doğal bir devamı olan Doğu Roma‘yı birbirinden ayırmak içindir. Şayet zamanda yolculuk yapma şansımız olsaydı ve bu topraklarda fetihten önce yaşayan insanlara “Siz nerelisiniz?” diyebilseydik. Bize cevapları kuşkusuz ki “Romalıyız” olurdu. Çünkü Roma ne kadar İtalya‘daki bir kent olsa da, Roma İmparatorluğu‘nun ortaya koyduğu kültür Doğu’da asırlarca devam etmiştir.

Zaten İstanbul’da fetih öncesinden kalan halklara “Rum” adı verilmesi de bu yüzdendir. Osmanlılar eski Türk dilinde Roma anlamına gelen “Rum” kelimesini kullanmışlardır. Osmanlı İstanbul’unda, Fener semtinde yaşayan Rumlar; Fener Rum Patrikhanesi çevresinde kümelenmiştir.


Bizans’ın Kısaca Kuruluş Tarihi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *